BLOGGER TEMPLATES AND TWITTER BACKGROUNDS »

7 Şubat 2010 Pazar


Güzeller her zaman kazanır mı dersiniz? Açılır mı her kapı önlerinde? Serilir mi kırmızı halılar yollarına? Batmaz mı yolda ki taşlar güzel ayaklarına? Ya da savrulmaz mı güzelliklerine çirkin sözler? Güzel miyim acaba diye düşündüğünüz olmamış mıdır hiç… bu bir soru değil, elbette olmuştur hatta neden o, bu, şu kadar güzel değilim dediğiniz de olmuştur. Evet, sen güzelsindir hissettiğin kadar, alımlısındır o ufak beynin alabildiğince. Hiç kimse inkâr edemez bunu. İnkâr eden olursa yollayın bana ben ikna ederim onu. Okuduğum kitaptan yola çıkarak yazıyorum bu yazıyı. Geçici güzellikler uğruna harcanılan bir ömür sonunda kapının önüne konmaktır güzellik bazen, bazen elde edilemediğiniz için mundar denilmektir, bazen kezzap atılmaktır ve nicesidir daha… Güzellik geçicidir hepsinden önce şekilci âdemoğlunun son kullanma tarihi olan bir tatminidir. Uyanacağınızı bile bile rüyaya dalmaktır. İşte bu nedenle önemlidir karakter ve mizaç. Budur ayakta tutan her şeyi. Ama gören gözler görmezden gelirler çoğu zaman hayvansal içgüdüleriyle. Güzeller güzeli İnfanta Catalina’yı, ingilterenin görüp görebileceği en iyi kraliçeyi bir fahişe Boleyn için terk edip sonrada diyetini Boleyn’in kellesini alarak ödettiğini zanneden kral Henry kurbanı olmamış mıdır libidosunun. O kadar uzağa da gitmeye gerek yok sizin gibisini bulamayacağınızı bildiğiniz halde komşunun tavuğunu kaz görmeyen kaç sevgiliniz olmamış mıdır? Mıdır midir mudur müdür… Size diyorum eyy ahali önce kendiniz inanın bir şeylere ve bunu karşınızdakine göstermekten çekinmeyin. Çeki düzen verin hayatınıza, gerekirse çekin kulakları, küpe olun onlara o da yetmedi delin o kulakları ki anımsasın, yakın canını ki sizinkini yakmaya çalıştığında dank etsin beyinciği. Kafasındaki hayat ağacı çalışırken hayattaki ağaçları kurutmasın, kurutturmayın, kurutturmayalım… Henry bin pişman olmuş ama iş işten geçtikten sonra lakin ortada ne Catalina kalmış ne de Boleyn… işte budur şekilciliğin geçici heveslerine kapılmanın sonu. Sap gibi yapayalnız ölürsünüz kral dahi olsanız, kaldı ki erdemden yoksun kralın ben krallığını şaapaayım…

0 yorum: